BELEŞ CENNET..!

“REBÎU’L-EVVEL AYININ GİRDİĞİNİ HABER VERENLER ANINDA CENNET BİLETİ KAZANIYOR..!” (mu acaba?) Hicri takvim Ay’ın dünyanın etrafında dönüşünü esas alan bir zaman ölçüsüdür. Asıl ismi de “kamerî takvim” yani “ay takvimi”dir. Kamerî takvimin bir yılı; 1) Muharrem, 2) Safer, 3) Rebîu’l-evvel, 4) Rebîu’l-âhir (Rebîu’s-sânî), 5) Cemâziye’l-evvel, 6) Cemâziye’l-âhir (Cemaziye’s-sani), 7) Receb, 8) Şa’bân, 9) Ramazan, 10)…

Paylaş

“DİN ALLAH İLE KUL ARASINDA BİR VİDAN İŞİ” Mİ?

“Din Allah’la kul arasında bir vicdan işidir!” sözü doğru mu? Soruyu şöyle de sorulabiliriz; Kur’an’da siyasetle ilgili âyet var mıdır?” Birinci soruya “Hayır, doğru değil!”, ikinci soruya da “Evet, var!” diye yanıtlamak yerine; çocuğuna Kur’an’da geçen bir isim koymak isteyenlerin de dikkati özellikle çekerek, isimleri Kur’an’da geçen şu üç kişiden söz edeceğim… FİRAVUN, KÂRÛN ve…

Paylaş

“KİTAP YÜKLÜ EŞEK”

“Benim oğlum okudu da adam oldu.” Çileli yaşayan Anadolu insanımızın ağzından çok sık duyduğumuz bir cümledir bu. Özellikle köy kahvesinde kalabalık bir ortamdaysa, peşinden yüzünde mazisinin acılarını ‘örtüyor gibi görünen’ mutlu bir ifadeyle ve cömertlik görüntüsü altında biraz da ‘havalı’ bir eda ile “Gâveciiii! Herkese benden çaaaayy!” diye bir ses gelir yöre şivesiyle… Camiden çıkıp…

Paylaş

ABESE VE TEVELLÂ

İslam’ın ilk yıllarıydı. Rasûlullah (sav) Mekke’de İslam’ı yaymak için tebliğ görevini büyük bir hassasiyetle yürütüyordu. Ahalinin ezilmiş (Mustazaf) kesimi, İslam’a girmeleri halinde kendilerini üstün gören Mekke kodamanları (Müstekbir) tarafından cezalandırılacaklarını düşünüyor ve Rasûlullah (sav)’in İslâm’a davetine icabette tereddüt gösteriyorlardı. Rasûlullah (sav) de “Eğer Mekke’nin kodamanlarından birkaçını İslam’a girme hususunda ikna eder/hidayetine vesile olursam halkın İslâm’a…

Paylaş

TEO-POLİTİK YAZILAR-1

Hz. Ebû Bekir (r) ve Hz. Ömer b. Hattâb (r) dönemleriyle kıyaslandığı zaman Hz. Osman b. Afvân (r)’ın son yılları ile Hz. Ali b. Ebî Tâlib (r) dönemleri sıkıntılı dönemlerdi. Sıffîn Savaşı ve Cemel Vak’ası gibi acısı halen yüreklerimizde yaşayan iki örnek bile meramımızı anlatmaya şimdilik yeter. İlk üç halife dönemini görmüş bir zat; kendince…

Paylaş

SÜNNETİN BAĞLAYICILIĞI

Bir hadise göre 124 bin peygamber gönderilmiştir. Varsayalım ki birilerinin iddia ettiği gibi bu hadis uydurma olsun! Ancak 25 + 3 peygamberin adının doğrudan Kur’an’da bildirildiği inkârı kabil olmayan bir hakikat! Hatta malum olduğu üzere Hz. Nuh (as), Hz. Hûd (as), Hz. İbrahim (as), Hz. Yusuf (as), Hz. Yunus (as) gibi birkaç peygamberin adı aynı…

Paylaş

ÖĞRETMENLERE AÇIK ÇAĞRI

Diyanet İşleri Başkanlığı’mıza her sene 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne dair Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gelen yazılı “istek” (!) üzerine Türkiye genelinde tüm vaizlerimiz ilim öğrenmenin ve öğretmenin önemi ve öğretmenlerimizin değeri üzerine vaazlar yapar, imam-hatiplerimiz de 100 bine yakın camimizde hutbe okur. İlgili bakanlıktan böyle bir talep gelmese bile her eğitim-öğretim yılı başında ve Öğretmenler Gününde…

Paylaş

“AĞLAMA DUVARI” AĞLAYARAK YIKILIR MI?

Müslümanlar bir şekilde İslam düşmanlarının zulümlerine maruz kaldığında ortaya konulan savunma mekanizmalarımızdan biri de şudur; “Allah yardımcısı olsun! Ona bir şey olmaz! Allah korur! Allah nûrunu tamamlayacaktır!” Allah elbette mazlum ve mağdurların yardımcısıdır, koruyucusudur ve onların yanındadır, nûrunu da tamamlayacaktır. Bu bir temenni olmanın ötesinde Allah’ın va’didir; “-Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Fakat kâfirler…

Paylaş

ANLAM YÜKLEMEK Mİ HİKMETİ KAVRAMAK Mİ?

“Hayat, varolanlara anlam yükleme sanatıdır.” der, bir filozof…  Şu çiçeği bir masaya koyalım. Etrafına da 4 kişi oturtalım. Bir bahçıvan, bir çiçekçi, bir genç âşık, bir de derviş… Hepsine soralım; BU ÇİÇEĞİN ANLAMI NEDİR? Bahçıvan; “-Ben bu çiçeğe çok emek verdim. Ektim, diktim, budadım, suladım, gübreledim, yetiştirdim. Bu çiçek benim için evlat gibidir…” Çiçekçi; “-Ben…

Paylaş

ANNEMARİA SCHİMMEL: BİR İBRETLİK HATIRA

23 yaşında Berlin Üniversitesi’nde Arap Dili ve İslam Medeniyeti Araştırmaları profesörü olan, ileri düzeyde Türkçe bilen, Türkiye’de uzun yıllar öğretim görevlisi olarak çalışan, Tasavvuf alanında “önyargısız” bakış açısıyla kalıcı eserler bırakmış bir Alman hanımefendi idi Prof. Dr. Annemaria SCHİMMEL… Vefatından (2003) kısa bir süre önce, yıllarca dersler verdiği İstanbul’a “Türk Musikisinde Metafizik Unsurlar” konulu bir konferans…

Paylaş