BEN SENİN ADAMLIK KRİTERİNİ…

Bu ülkede birçoklarının “üst dil” kullanarak tepeden baktığı ilk kurum hep Diyanet ve Başkanı dahil Diyanet Personeli olmuştur. Sıkıntılı yılların yaşandığı bir dönemde, bugün “radikal” (!) bazı din kardeşlerimizin maalesef halen dahi tenkidlerinden kurtulamamış bir değerli zat… 3. Diyanet İşleri Başkanımız Merhum AHMED HAMDİ AKSEKİ. Bir gün kalabalık ve “seçkin” (!) bir davetli grubunun tam ortasında…

Paylaş

BİR GARİP ZAMANDAYIZ

Tarihin hiçbir döneminde İslam’a bu kadar ağır saldırı yapılmadı. Haçlı idiler, düşmandılar, ama en azından saldırı dışımızdan geliyordu. Dertleri topraktı, yer altı yer üstü zenginliklerimize konmaktı. Başardıkları da oldu kaybettikleri de… Sahabe neslinden beri ecdadımız, kendine saldırılmadıkça kimseye saldırmadı, saldırıya maruz kalınca da mertçe çarpıştı, vurdu, vuruldu, Şehid oldu, gazi oldu, ama dinine tek laf…

Paylaş

Mehmed Fuad KÖPRÜLÜ

Manevi ve ahlaki faktörler olmadan Ulus dediğimiz toplumsal kuruluşun var olabilmesine imkan yoktur.   Ord. Prof. Dr. Mehmed Fuad KÖPRÜLÜ (1890 – 28 Haziran 1966)   TÜRK EDEBİYATI TARİHÇİLİĞİ’nin ilmî kurucusu, TÜRKOLOJİ’de yeni ufuklar açmış ilim otoritesi… Başta Edebiyat ve Tarih olmak üzere çeşitli alanlarda büyük birikimi olan bir ilim adamı… Demokrat Parti kurucularından ve Başbakan…

Paylaş

Peyami SAFA

Vazgeçilmez sanma kendini, toprağın altı kendini vazgeçilmez sananlarla dolu… Yaşlanarak değil, yaşarak tecrübe kazanılır. Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır. Aşk mücadelesi içinde olma, mücadele aşkı içinde ol! Fikir sahibi olmaya mal sahibi olmaktan daha fazla ihtiyaç duyacağımız gün gerçek zenginliğin sırrını bulacağız. Delilik şüphesiz aptallıktan iyidir… Delilik; var olmuş bir zekanın yok oluşudur. Aptallık ise…

Paylaş

“AVŞAR KIZI” DEĞİL ANADOLU KADINI

Fakire, paylaşımlarında Milletimizden bahsederken niçin hep “AZİZ” diye söz ettiğimi, bunun biraz ırkçılık değilse de “Milliyetçilik kokup kokmadığından” soruyor bazı Saygıdeğer paydaşlarımız… Fakir de çok acil değilse, cevap yerine otursun diye vesileler arıyor/bekliyor bazen… İşte bu Aziz Milletimizden bahsederken neden hep “İzzet/Şeref sahibi” manasına gelen “AZİZ MİLLETİM” diye söz ettiğimin cevabı… Anlatacağım 3 dk.lık hadise;…

Paylaş

KULLUK BİLİNCİ

BRTV ekranlarında yayınlanan “İslam’ın Işığında” adlı programda Allah-İnsan İlişkisini “Kulluk Bilinci” açısından ele aldığımız söyleşimiz Yayını izlemek için yazı başlığına veya “Read More” butonuna tıklayınız. Paylaş

Paylaş

İsmet ÖZEL

Biz şirkten arındırıldığımız için Müslümanız, Allah’a inandığımız için değil! Kendine karşı dürüst kalmaktan daha değerli bir vasıf bilmiyorum ben. İkna edilmişlerle yola çıkılmaz. Yola inanmışlarla çıkılır. İkna edilenler, yola çıktıklarında da ikna edilirler. Yolumuz birbirimizi anlamaktan geçmiyorsa, hiçbir yere varamayacağız demektir. Kafa karışıklığı iyidir, insan bir kafası olduğunu anlar. İnsanlarla ateşle dost olduğun gibi dost…

Paylaş

ALLAH KORKUSU mu ALLAH FOBİSİ mi

Corona Virüs süreci başladığı zaman alınan tedbir kararlarından biri de “Camilerin açık tutulması kaydıyla cemaatle namazın iptali” idi. Elbette ibadetine düşkün, hele hele 5 vaktini de camide cemaatle kılmaya özen gösteren her bir Müslüman, bunun doğru bir karar olduğunu kabul etse de hüzün duymuştu. Bu hüznü duymamak da mümkün değildi. Bu hüzün, insanın imanından kaynaklanan…

Paylaş

FETVA VERMEK O KADAR UCUZ MU?

Yıl 1991 kış mevsimi. Bursa’ya 50 km mesafede bir ilçemize bir ziyaret için gitmiştim. Kar bastırmış ve kısa sürede yolu kaplamıştı. Akşam son otobüsle dönüyorduk ve araç artık patinaj yapmaya başlamış, gidemiyordu. Kimileri arabadan inmişti. Bir kısmı tekeri dibindeki karları temizliyor, bir kısmı aracı itmeye çalışıyor, şoför de çabalıyordu. Ben de tam motor kapağının üstünde…

Paylaş

Ebu Nasr el-FARABİ

* Fazla fedakarlık kişinin kendi kendisinin kul hakkına girmesidir. * Zamanın ters, sohbetin faydasız, her reisin bezgin olduğunu ve her başın bir ağrı taşıdığını görünce evime kapanıp şeref ve haysiyetimi korudum ve şeref olarak buna kanaat ettim.   Ebu Nasr el-Farabi (258/871 – 339/950) Paylaş

Paylaş