Bu ülkede birçoklarının “üst dil” kullanarak tepeden baktığı ilk kurum hep Diyanet ve Başkanı dahil Diyanet Personeli olmuştur.

Sıkıntılı yılların yaşandığı bir dönemde, bugün “radikal” (!) bazı din kardeşlerimizin maalesef halen dahi tenkidlerinden kurtulamamış bir değerli zat… 3. Diyanet İşleri Başkanımız Merhum AHMED HAMDİ AKSEKİ.

Bir gün kalabalık ve “seçkin” (!) bir davetli grubunun tam ortasında devrin milletvekillerinden biri, merhumu ve görevini çok iyi tanıyıp bildiği halde;

“-Beyefendi sizin isminiz ve burada bulunmanıza sebep olan vazifeniz nedir?” diye sorar.

“-Ahmet Hamdi AKSEKİ derler, Diyanet İşleri Riyaseti görevini deruhde etmeyi münasip gördüler fakire…” cevabını verir Merhum Hocamız. Bu soruyu soran adam (!) AKSEKİ Hoca’ya tahkir (küçümseme ve alay) amacıyla;

“-Pekala, Fransızca lisanını bilir misiniz?” diye sorar. Hocamız da;

“-Hayır, bilmiyorum.” deyince bu milletvekili;

“-Ben bu çağda FRANSIZCA BİLMEYENE ADAM DEMEM!” diyerek hakaret eder. Etrafındakiler de tavan çökecek kadar büyük bir gürültü ile küçük dilleri görünecek kadar ağızlarını açarak kahkaha atarlar…

Ahmet Hamdi AKSEKİ Merhum hiç bozuntuya vermez. Ortam dağıldıktan sonra evine döner dönmez en kısa yoldan en etkili şekilde Fransızca öğrenmeye karar verir ve sadece 2 ay gibi kısa bir sürede aksanıyla, grameriyle mükemmel bir şekilde konuşacak düzeyde Fransızca öğrenir. 2.5 ay sonra bir başka programda Ahmet Hamdi AKSEKİ de davetlidir, “Fransızca bilmeyene adam bile demem ben”” diyen o milletvekili de davetlidir. AKSEKİ, kalabalık bir ortamda o adamın (!) yanına sokulur ve

“-Bonjour Monsieur!” diyerek konuşmaya başlar. Hakaretçimiz durumdan habersizdir ve anlayamadığı için cevap veremez zannederek Akseki’ye Fransızca sorular sorar. Akseki de çatır çatır Fransızca cevaplar verir ve bu Fransızca konuşmaya o gün kahkahalar atanlardan bazıları da şahid olur. Hakaretçi ve kahkahacılar şaşkındır.

“-Siz bana 2 ay önce Fransızca bilmediğinizi söylemiştiniz. Bilerek mi öyle dediniz?” diye sorar.

“-Hayır efendim. Ne münasebet. Hakikaten Fransızca bilmiyordum.” diye cevap verir Merhum. Bunun üzerine hakaretçi;

“-Şaka yapıyor olmalısınız. 2 ayda bu kadar mükemmel konuşabilecek düzeyde Fransızca öğrenilemez. Bu mümkün değil!”

Merhum AKSEKİ de zaten bunu sormasını beklemiştir ve cevabı da hazırdır;

“-BEN SİZİN ADAMLIK KRİTERİNİZİ 2 AYDA HALLETTİM. Başka derdiniz!?”

Aman Efendim dikkat edelim. Birini tahkir ederken, 2 ay sonra nasıl, nerede ve ne şekilde bize ADAMLIK KRİTERİ’ne dair ayar verir belli olmaz!

Ne demiş Sultan-ı Şuara;

Zaman korkunç daire, ilk ve son nokta nerde

Bazı geriden gelen, yüz bin devir ilerde

 

İrfan BAYIN 29 Haziran 2020 Pazartesi

Paylaş

2 thoughts on “BEN SENİN ADAMLIK KRİTERİNİ…”

  1. Ben sizin adamlik kariyerinizi 2 ayda hallettim mukemmel ders masaallah hocama mekani cennet olsun kabri nur dolsun insallah kaleminize saglik degerli hocam

    1. Amin inşaallah Allah rahmet eylesin. Sizden de Allah razı olsun Değerli Mustafa Bey. Çok teşekkür ediyorum, sağolun varolun. Rabbim size de sıhhat ve afiyet ihsan eylesin inşaallah

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir