Bismillâhirrahmânirrahîm… Allah’a hamd, Rasûlullah’a salât ederek Saygıdeğer Okurlarımı Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketiyle selâmlıyorum.

Aziz Memleketim Bursa’mızda İmam-Hatip olarak görev yapmakta iken, Diyanet İşleri Başkanlığı’mızın açtığı görevde yükselme sınavında Rabbimin yardımıyla VAİZ olup, puanım Bursa’da vaizlik yapmama yeterli iken, kendi isteğimle Karabük’ümüzde görev yapmayı tercih ettim. 28 Şubat 2014’te taşındım, 05 Mart 2014’re resmen, 07 Temmuz 2014’te de fiilen Karabük İl Müftülüğü’müz bünyesinde göreve başladım. 07 Temmuz 2020 tarihine kadar, yine kendi tercihimle tam 6 yıl bilfiil Karabük T Tipi Kapalı/Açık Ceza İnfaz Kurumu’muzda CEZAEVİ VAİZİ unvanıyla görev yaptım. 07 Temmuz 2020’de ise Cezaevi görevlendirmemin iptalini isteyerek Müftülük bünyesinde İl Vaizi olarak çalışmaya devam ettim. Ancak yaklaşık 10 gün önce, kendi özel hayat şartlarım gereği ve yine tamamen kendi tercihimle Diyanet İşleri Başkanlığı’mıza dilekçe yazarak İzmir’imizde görev yapmak istediğimi belirttim. Diyanet İşleri Başkanlığı’mız da talebimi olumlu karşılayarak fakiri “İZMİR İL VAİZİ” olarak naklen tayin etiler.

Öncelikle şunu belirtmek isterim: Bu özel şartlarımı, Zat-ı Alileri ile görev yapmaktan onur duyduğum ve bir amir olmanın ötesinde daima dostluğunu ve ağabeyliğini gördüğüm Karabük İl Müftümüz Sn. İlyas YILMAZTÜRK Bey Hocama arz ettim. Kendileri birlikte çalışmaya devam etmekten memnuniyet duyduklarını ancak mazeretlerimin de haklı sebeplere dayandığını gördüklerinde dilekçe yazmama izin verdiler. Ardından İzmir İl Müftümüz Sn. Salih SEZİK Bey Hocam’a bir nezaket ziyareti yaparak Zat-ı Alilerinin de görüşlerini aldım. Son derece sıcak bir şekilde birlikte çalışmaktan duyacakları memnuniyeti ifade ettiler. Bunun üzerine dilekçe yazarak resmi süreci başlattım. Tayin talebim olumlu bir şekilde sonuçlandıktan sonra da Diyanet İşleri Başkanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü Atama-1 Daire Başkanı’mız Sn. Dr. Ömer ÖZGÜL Bey Hocama; nakil isteme dönemi dışında olmasına rağmen talebimi değerlendirmeye alıp çok kısa bir sürede olumlu sonuçlandırdıkları için bir “Nezaket ve Teşekkür” ziyareti gerçekleştirdim. Bu süreçte Hem Karabük İl Müftüm Sn. İlyas YILMAZTÜRK Bey Hocama hem İzmir İl Müftüm Sn. Salih SEZİK Bey Hocama hem de Atama-1 Daire Başkanım Sn. Dr. Ömer ÖZGÜL Bey Hocama bendenize göstermiş oldukları ilgi ve destekleri için en kalbi dua ve duygularımla hürmet, muhabbet ve şükranlarımı arz etmekten onur duyarım.

7 yıl 11 ay, neredeyse 8 yıl ve hayatımın 40’ından sonrasını geçirdiğim Karabük’ümüzden ayrılma kararı almak benim için hiç ama hiç kolay olmadı. Burada açıklayamayacağım ve tamamı özel hayatımla ilgili olan şartlar söz konusu olmasaydı Rabbim şahidimdir ki ömrüm varsa Karabük’te emekli olmak, hayatımı bu güzel Karabük’ümüzde tamamlamak ve Karabük’ümüzün topraklarına defnedilerek ahireti Karabük topraklarında beklemek isterdim. Ben bu dumanlı şehri gerçekten toprağına defnedilmeyi isteyecek kadar çok sevdim ve seviyorum. Ne var ki Rabbimizin takdir ve tecellisi gereği meslek hayatıma ülkemizin en güzide illerinden biri olan Güzel İzmir’imizde “İzmir İl Vaizi” olarak devam etmek durumundayım…

Yaklaşık 8 yıl ömür geçirdiğim bu güzel Karabük’ümüzde tamamına yakını tatlı ve unutulmaz hatıralar yaşadım. Vaizlik gibi “ateşten gömlek giymek” misali bir görev icra edip de hele Cezaevi gibi bir ortam da dahil 8 yıl gibi uzun bir süre görev yapıp da kayda değer hiçbir olumsuzlukla karşılaşmamışsam eğer, bu benim başarım değil, kadirşinas Karabük Halkımızın engin hoşgörüsü ve teveccühleri sayesindedir. Çünkü Aziz Karabük Halkımız kadirşinastır, alicenaptır, entelektüel kapasitesi Türkiye ortalamasının üstündedir, vefalıdır, ülkemizin her yerinden ekmeğinin peşine gelip kendilerine sığınanlara adeta “Ensar” olup bağrını açmıştır, hatta dünyanın dört bir tarafından, gönül coğrafyamızdan okumaya gelen binlerce dış ülke vatandaşı öğrenciye halen ev sahipliği yapmaktadır ki en çok “yabancı öğrenci” barındıran şehir Karabük’ümüzdür. Aziz Karabük Halkımız milli ve manevi değerlerine sımsıkı bağlıdır. Bu konuda hassasiyeti en yüksek insanların şehridir Karabük’ümüz. Öyle ki; Aziz Şehidimiz Ömer Bilal AKPINAR’ın şehid cenazesinde saf tutarken bile dünya basınına konu olacak şekilde Türkiye haritası çizerek hafızalara kazınan izler bırakmıştır. Şahsen yaşadığım güzel hatıraları ise bu sınırlı imkanlarla anlatabilmem mümkün değil, ancak bir hatıra kitabına sığabilecek kadar çok güzel hatıralar biriktirdim.

Ülkemizin her köşesinden şirin insanların yaşadığı bu güzel Karabük’ümüzde hiçbirinin yeri dolması mümkün olmayan onlarca, yüzlerce hatta binlerce güzel insan tanıdım, tanımaktan şeref duydum. Makam, mevki, servet, sosyal statü gibi farklılıklar benim bu şehrin güzel insanlarıyla gönül bağı kurmamda hiç etkili olmadı. Çünkü ayakkabı boyacısından lokantacısına, amirinden memuruna, siyasetçisinden seçmenine, köylüsünden kentlisine… bu şehrin insanları bu fakire gönül kapılarını ardına kadar açtılar, kalplerinde ve hayatlarında yer verdiler, layık olmadığım halde bu fakiri başlarının tacı ettiler. Bu sebeple gönlüm arzu ederdi ki her biri birbirinden kıymetli Aziz Karabüklü Hemşehrilerimle Kent Meydanı’mızda teker teker kucaklaşarak, helalleşerek her birinin çok kıymetli dualarını alarak veda edebileyim. Ben yine de tanıdığım veya bu vakte kadar birebir tanışamadığım her bir aziz Karabüklü Hemşehrimi tüm kalbimle, en içten duygularımla kucaklıyorum, her birinden fakir için Rabbime dualar etmelerini istirham ediyorum.

Resmi süreç çerçevesinde yaklaşık on gün kadar daha Karabük’ümüzdeyim ve daha sonra ayrılıp yeni görev yerime göç edeceğim. 8 yıla yakın süredir görev yaptığım Karabük’ümüzden ayrılmadan önce;

Gerek resmi belge ile ve gerekse karşılaştığımız her yerde şifahen daima takdir ve teşekkürlerine mazhar olduğum, Karabük’ümüz için büyük bir değer olan ve değer üreten Karabük Valimiz Saygıdeğer Fuat GÜREL Beyefendi’ye hürmet ve muhabbetle arz-ı şükran etmeyi bir borç bilirim. Ve Zat-ı Alileri’nin şahsında tüm Aziz Karabüklü Hemşehrilerime en içten dualarımla teşekkürlerimi sunuyorum.  

Yukarıda da belirttiğim gibi emrinde görev yapmaktan büyük onur duyduğum, hem amirim, hem ağabeyim hem de bir ağabeyim olarak daima ilgi, yardım, destek ve takdirlerine mazhar olduğum Karabük İl Müftümüz Sn. İlyas YILMAZTÜRK Bey Hocama hassaten bir kez daha hürmet ve muhabbetle teşekkürlerimi arz etmek benim için minnet borcudur.

Karabük Üniversitesi’nde “Misafir Akademisyen” sıfatıyla ders okutup, yüzlerce genç yavrumuzun yetişmelerine katkı sağlama imkanı verdikleri için Sn. Rektörüme ve hassaten Rektör Yardımcımız kadim dostum Sn. Prof. Dr. Mücahit COŞKUN Bey ve tanımaktan büyük onur duyduğum gönül insanı Sn. Prof. Dr. Mustafa YAŞAR Bey hocalarıma ve Zat-ı Alilerinin şahsında Öğrenci İşleri Daire Bşk. Sn. Özcan BÜYÜKGENÇ Bey başta olmak üzere tüm Karabük Üniversitesi personeline, tüm Türkiye çapında üniversitede ders okutan tek vaiz olma ayrıcalığını yaşamama vesile oldukları için ne kadar teşekkür etsem azdır.

Karabük’te göreve başladığım günden itibaren emirlerinde görev yaptığım İl Müftülerime, İl Müftü Yardımcılarıma, Vaiz Meslekdaşlarım başta olmak üzere tüm Karabük İl Müftülüğü daire personeli arkadaşlarıma, Saygıdeğer İlçe Müftülerime, İlçelerimizdeki Vaiz hocalarıma, İlçe Müftülüğü çalışanları değerli mesai arkadaşlarıma ve 6 yıl kendileriyle birlikte mesai yaptığım Karabük T Tipi Ceza ve İnfaz Kurumu çalışanlarımıza her şey için çok çok teşekkür ediyor, dualarını bekliyorum.

“Köşe Yazarlığı” için teşvik edip, bununla yetinmeyip resmi olarak da bu imkanı sağlayarak böyle bir tecrübe yaşamama vesile olan Karabük Meydan Haber’in sahibi Değerli Mehmet AŞAR bey dostuma ve daha sonra Karabük Ana Haber’de bu tecrübemizi devam ettirmemize imkan sağlayan, Karabük’ümüzün iş, siyaset ve eğitim hayatında unutulmaz izler bırakan ve bırakmaya devam eden Muhterem Mustafa ÇELENLİ Bey Hocama ve şahsında DOSTLAR MECLİSİ’mizin tüm Saygıdeğer mensuplarına fakiri aralarına kabul buyurdukları, hassaten de özel bir gece düzenleyerek veda programı ile fakiri onure ettikleri için şükranlarımı sunmaktan kıvanç duyuyorum.

Karabük İl Müftülüğü’müzce hazırlanan “İslam’ın Işığında” adlı programda onlarca defa ekranlarında fakire de yer vererek Aziz Karabüklü Hemşehrilerimizin evlerine işyerlerine konuk olmamıza vesile olan, Batı Karadeniz’in dünyaya açılan penceresi BRTV’nin sahibi Sn. Osman ÇETİNKAYA Bey ve şahsında tüm BRTV ekibine, mezkur programın yapımcısı TDV Alagüllük Camii İmam Hatibi değerli dostum Sn. Ahmet AKYASAN Bey hocama sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Gerek resmi görev gereği gerekse davete binaen gittiğimiz tüm camilerde fakiri hürmet ve muhabbetle karşılayan her biri birbirinden değerli güzide İmam Hatip, Müezzin Kayyım ve Kur’an Kursu Öğreticisi Hocalarıma ve Hocahanımlara, cami dernek başkanlarımıza, dernek yönetimlerine, saygıdeğer muhtarlarıma, vaazlarımızı Canfeda gönülleriyle dinleyen her biri birbirinden değerli camilerimizin süsü aziz Cami Cemaatlerimize en kalbi dualarımla teşekkürler ediyorum. Allah cümlesinden razı olsun.

Cezaevi ve Üniversite dışında zaman zaman beraber çalışmalar yaptığımız diğer resmi kurumlarımızın Sn. Müdürleri ve onların şahsında kurum çalışanlarına ilgileri için teşekkür ediyorum. Burada özel olarak daima örnek aldığım ve kadirşinas Karabük Halkımızın hiç unutmadığı ve asla da unutmayacağı bir önemli değeri, Karabük Eski(meyen) İl Emniyet Müdürü’müz, Bursalı Hemşehrim Saygıdeğer Dr. Serhat TEZSEVER beyefendiye hassaten hürmet ve muhabbetle selamlarımı arz etmeyi cana minnet bilirim.

İsimlerini saymakla bitiremeyeceğim tüm Sivil Toplum Kuruluşu Başkanlarımıza, STK bünyesinde hizmetler veren kardeşlerime, Sevgili Öğrencilerime, evlerinde oturduğum ev sahiplerime, eski ve yeni komşularıma, alışveriş yaptığımız tüm esnaf kardeşlerimize çok teşekkür ediyorum.

Ve en başta olduğu gibi en sonunda da yine bu fakiri bağrına basan, hak etmediği kadar büyük bir ilgi ile teveccühlerini esirgemeyen her biri birbirinden aziz ve değerli Saygıdeğer KARABÜK HALKIMIZA kalbimin en derin yerinden dua ve duygularımla hürmet, muhabbet ve şükranlarımı arz ediyorum.

Evet, istemeyerek de olsa Karabük’ümüzden ayrılıyorum. Ayrılıyorum ama KALBİM’i siz Saygıdeğer Karabüklü Hemşehrilerime emanet ederek ayrılıyorum. Gözlerimde yaş, içimde buruk duygularımla bu hüzünlü veda yazısını yazmakta şu an çok zorlanıyorum…

Karabük CANFEZA’dır benim için. CANFEZAM‘ı yani KALBİM’i CANFEDA Karabük Halkımıza emanet ediyorum. Sizleri önce Rabbime sonra birbirinize emanet ediyorum.

Benim yaptığım bir görev olup hakkım yoktur ama var ise de tüm kul haklarım siz CANFEDA Karabüklü Hemşehrilerime helal olsun. Ancak adını andığım ve sehven de olsa anmayı unuttuğum her biri birbirinden değerli siz Saygıdeğer Karabük Halkımızın üzerimde asla ödenmesi mümkün olmayan maddi-manevi kul haklarını helal etmelerini istirham ediyorum.

Saygıdeğer Karabüklü Hemşehrilerim…

Bu fakiri Aziz memleketim Bursa’mız yetiştirdi ise Siz Aziz Karabük Halkımız keşfettiniz. Bendenize yaşattığınız unutulmaz güzellikler, verdiğiniz değer, gösterdiğiniz güleryüz ve her şey için Allah razı olsun. Sağ olunuz, var olunuz, Allah’a emanet olunuz…

Allah’a Ismarladık Karabük’üm… Allah’a ısmarladık…

 

İrfan BAYIN

Karabük İl Vaizi

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir